Nure Sofi Mezarı ve Çevresi Restorasyonu 2020 Yılı İçerisinde Yapılacak.

1
Nure Sofi Mezarı ve Çevresi Restorasyonu 2020 Yılı İçerisinde Yapılacak.

Karamanoğlu Atası Nure Sofi Mezarı ve Çevresi Restorasyonu
2020 Yılı İçerisinde Yapılacak.
 
Bu konu ile ilgili Şerafettin Güç,Ekrem Parlatan ve beraberlerindeki heyet ile  Mut Kaymakamı Sayın Muammer Köken Bey ziyaret edildi.
 
 
Mersin İli Mut İlçesi, Yalnızcabağ Mahallesi sınırları içinde Hazineye ait 101 ada, 1071 nolu parselde bulunan ve mülga Adana Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Kurulunun 22.3.2002 gün ve 4669 sayılı kararı ile tescil edildiği bilgisi Sayın Ekrem PARLATAN tarafından verildi.  
 Ayrıca devamında; Koruma Alanı sınırları belirlenen Nurettin Sofi ve Eşi Türbesinin Koruma Alanı sınırlarının düzeltilmesine ilişkin Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğünün 04.08.2015 ve 1818 sayılı yazısı içeriği ayrıntılı anlatılmıştır. Bunun yanında “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığıdır” şerhi üzerine revize fişinin 2863 sayılı yasanın 7 maddesi gereği ve sonuçları hakkında da ayrıntılı izahatlar yapıldı
 
Bölge tarihçisi ve araştırmacısı Sayın Şerafettin GÜÇ; bölgenin tarihi dokusunu geniş biçimde anlatmış. Anadolu Türkçesinin dedesi olan Nurettin Sofi (Nure Sofi) mezarı ve çevresinin özellikle seçilmiş olduğu Türk Yörük Kültürünü yansıttığı, bölgedeki yüzyıllık Ardıç Ağaçlarından belli olduğu vurgusu işlendi..Mut Kaymakamı Muammer Köken; Çalışmaları takip ettiğini,bu konu ile ilgili kendisine düşen ne varsa yapacağını belirtti.Ziyaretlerinden dolayı heyete teşekkür etti.
 
Nurettin Sofi (Nure Sofi) kimdir sorusuna kısaca Şerafettin GÜÇ şunları söylemiştir;
 
Karamanoğulları’nın tarihi Nûre Sofî ile başlar.
 
Nureddin Bey 1230-31 – 1255 (ö.1264)
 
Karamanoğullarının Anadolu’ya göçleri sırasında Alparslan, Şirvan Han, İbrahim Han, Sadettin ve Nureddin Bey’ler yönetmişlerdir.
 
Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat 1218/19-1237 yıllarında Orta Asya’dan Anadolu’ya göçen Karaman Oymağını Ermenek yöresine yerleştirmiştir. 
 
Bu dönemde Karaman oymağının başında lider olarak Nûre Sofî bulunmaktadır. Kirmani’nin bildirdiğine göre Nûre Sofî Baba İlyas Horasani’ye intisabından dolayı Sofî lakabını almıştır. Bu nedenle Karaman Beyliğinin kurulmasında Babai tarikatının rolü büyük olmuş ve zamanla Babai tarikatı Karamanlıların hâkim olduğu saraya da yayılmıştır.
 
Nûre Sofî, Malya Ovası'nda yaşanan Babai ayaklanmasına katılmıştır. Türkmenlerin yenilgisinden sonra da, Baba İlyas'ın 7 yaşındaki oğlu Muhlis Paşayı alıp Balkusan yöresine kaçırıp büyütmüştür. Muhlis oğlu, Aşık Paşay-ı Veli, Garipname adlı Türkçe Mesnevisini yazıp yayınlamıştır.
 
Babai tarikatı şeyhlerinden Muhlis Baba, Nûre Sofî’nin büyük oğlu olan ve ölümünden sonra Karamanoğullarının başına geçen Kerimüddin Karaman Beyi, tarikatın şeyhlerinden biri yapmıştır. 
 
Nûre Sofî Ermenek havalisindeki soy, din ve sosyal yaşayış bakımından çok farklı ve karmaşık bir etnik yapıya sahip olan halkın birlik ve beraberliğini sağlamayı başarmıştır.
 
Nûre Sofî 1239 dan 1257 ye kadar birlik ve beraberliği sağladığı halkını yeni fetihlere de hazırlamıştır. Nureddin Bey ilk önce Kilikya Bölgesini (Mut, Silifke) zapt ederek beyliğini bu bölgede güçlendirmiştir. Bu nedenle Selçukluların zayıflamasından sonra bu bölgeye sahip olmak isteyen Mısır Memlukluları ve Moğollarla savaşmak zorunda kalmıştır.
 
Karaman aşiretinin beyi (reisi) “Karamanoğulları” devletinin kurucusudur. Karamanlılar’ın, Oğuzlar’ın Avşar Boyundan veya Salur Boyundan olduğu tartışmalıdır. Hangisinden olursa olsun illâ Oğuz Türklerindendir.
 
Şikari Tarihinde aile şecereleri (soykütükleri) şöyle:
 
1- Şirvan Han
2- Kâl Han (Gelen Can)
3- Alp Arslan
4- İbrahim Han
5- Sadeddin Bey
6- Nureddin Bey
 
Nûre Sofî’nin asıl adı “Nureddin” dir. O zamanın saygın bir tarikatı olan “Babai” tarikatına girip Sufi olunca, Nureddin’in kısaltılmışı olan “Nur” ile “Sufî” sıfatı birleştirilip “Nur Sufi” veya “Nur Sofu” denmiş. Halk arasında “Nur Sofu” diye söylenir.
 
Sivas’ta İlyas adında bir Babai şeyhi ile tanıştı ve mürid oldu. Nurettin Bey, yedi yıl inziva hayatı yaşadı “sofî” oldu. Şeyh İlyas’ın halifesi (vekili) olarak buralara tekrar geldi kuvvetlerinin başına geçti. 1256 yılında Silifke kalesini de aldıktan sonra artık yaşlanıp seferlere çıkmaya gücü yetmeyince bütün yetkilerini oğlu Kerimüddin Karaman Bey’e bırakıp kendisi Mut’un Yalnızcabağ köyü yakınındaki Değirmenlik yaylasına çekilip 1264 yılında ölünceye kadar orada oturdu. 
 
Öldükten sonra çok sevdiği bu yerde, Değirmenlikte bir buruna defnedildi, üzerine bir türbe yaptırıldı. Türbe, çevredeki insanlar tarafından devamlı ziyaret edilmektedir. Diyerekten Sayın Şerafettin GÜÇ bölge hakkında bilgi akışı sağlamıştır.
 
Ziyaret Toplantısına katılanlar;
 
Şerafettin GÜÇ Karamanoğulları Tarihi Araştırmacısı Yazar Emekli Öğretmen
 
Nigar PARLATAN Yüksek Mimar
 
Ekrem PARLATAN Tarihi Yerler Restorasyon 
 
Mersin Üniversitesi Mut Meslek Yüksek Okulu Müdürü Kasım PINAR
 
Ahmet GÜLER AA Ajansı Mut Muhabiri
 
İlhami ETÇİ Ermenek’in Sesi Yayın Yönetmeni İnternet Gazeteciliği
 
Adem KOCATÜRK Karamandancom İnternet Gazeteciliği
 
Göksel ATA Mut Yerel Gazete Foto Muhabiri
 
 
 
 
 
 
 

1 Yorum

  1. Mücadeleci, zoru başaran, bilgili kişiliğinize yakışan davranışlar bunlar. Hiç şaşırmadım. Eski bürokrasiden gelen birinin yol yordam bildikten sonra kendini ve yapacağı işi nasıl olsa anlatır. Başarılar kolay gelsin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz