Prof. Dr.Haydar Öztaş

Prof. Dr.Haydar Öztaş

Yazar

ARAŞTIRMACI YAZAR HASAN ŞİMŞEK' in "BİR İLETİŞİM DEHASI GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK" KİTABI ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME

25 Mart 2021 - 14:53 - Güncelleme: 25 Mart 2021 - 14:58


ARAŞTIRMACI YAZAR HASAN ŞİMŞEK’ in “BİR İLETİŞİM DEHASI GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK” KİTABI ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME
Prof.Dr. Haydar ÖZTAŞ
Bugünlerde, yeni basılan Orta Torosların değerli araştırmacı gazetecisi Hasan ŞİMŞEK’ in  “Bir iletişim Dehası Gazi Mustafa Kemal Atatürk” kitabını okuyordum. 13,7 X 23 cm boyutlarında 318 sayfa olan kitap akıcı bir anlatımla Gazi Mustafa Kemal’in özellikle Kurtuluş Savaşı evresinde iletişim becerisini nasıl kullandığını ortaya koymaktadır. Yazar bu kitabı İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ‘nde Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Dalı’nda yapmış olduğu Master tezinde çalıştığı “Atatürk ve Basın” isimli tezini esas alarak kaleme almış.
“Bende Mustafa Kemal sevgisinin ne zaman başladığını tam hatırlamıyorum” diye kitaba giriş yapan yazar, özellikle Şevket Süreyya Aydemir’in Atatürk hakkında yazdığı kitaplarından büyük ölçüde etkilendiğini belirtiyor. Kitabın ilk sayfası Mustafa Kemal’in 1922 yılında söylediği “Basın milletin müşterek sesidir. Bir milletin müşterek bir istikamette yürümesini temininde basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep ve bir rehberdir,”  sözü ile başlıyor ve Mustafa Kemal Atatürk’ün okul yıllarından itibaren iletişime verdiği önemi vurgulayan anekdotlarla devam ediyor.
Yazar Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün askeri, siyasi, diplomasi alanındaki tartışılmaz üstünlüğünün yanında, iletişim alanındaki ustalığını ön plana çıkarmayı amaçlamış. Kitapta Mustafa Kemal Atatürk’ ün üstün iletişim beceri ve yeteneğine çok sayıda çoğumuzun bilmediği anekdotlar yer alıyor.  Bunlardan Konya ile ilgili olan birine yer vererek diğerlerin okuyuculara bırakalım.
Konya’nın Milli Mücadeledeki sesi “Babalık Gazetesi”  o günlerde Anadolu’daki milli mücadele ateşini alevlendirmek için Mustafa Kemal ve Milli mücadeleye sıkça yer verir.  O günlerde ve Kurtuluş Savaşı sonrası Atatürk için Konya’nın yeri bir başkadır. Mustafa Kemal’in Konya ile olan ilişkilerinin sanılandan daha fazla ve derin olduğunu bu kitaptan anlıyoruz. Gazi Mustafa Kemal,  İstanbul ve İzmir’den sonra en çok Konya’ya uğramış, en çok Konya’da kalmıştır. Konya’ya 13 kez gelmiş, toplam 33 gün kalmıştır.
Bu seyahatlerden birinde, 3 Ocak 1925’te, eşi Latife Hanım’la birlikte Afyon üstünden trenle Konya’ya gelir ve 6 Ocak günü öğleden sonra, saat 14.30’da eşi ve yaverleri ile birlikte, Konya’nın Sedirler Mahallesi’nde, kerpiç bir evde oturan Abdiotulu Köyü’nden Hacı Hüseyin Ağa’yı ziyarete giderler. Hacı Hüseyin Ağa’yı, Konya’ya beşinci gelişinde çiftçi ve esnaf temsilcileri ile görüşürken tanımış, çocuklarının birinin Çanakkale’de ikincisinin Sakarya’da şehit olduğunu öğrenmiştir.
Bir çocuğunun yardımı ile yaşayan seksen yaşındaki Hüseyin Ağa’ya bu ziyaretlerinden birinde “Sen benim babam olur musun,” diye sorar, kabulünü alınca Hüseyin Ağa’ya “Baba” diye hitap etmiştir.  Sedirler Mahallesi’ndeki kerpiç evde Hacı Hüseyin Ağa’nın eşi Akife Hanım’la, Latife Hanım tanışmış, ana-kız olmuşlardır. Babalık Gazetesi’nde bu gezinin geniş ayrıntısı vardır. Şehit evinde Gazi’ye ve Latife Hanım’a Sedirler sac böreği ikram edilmiştir. 5 Ocak 1925 tarihli Babalık Gazetesi’nde, Şair Hasan Rüştü’nün geziyle ilgili olarak 13 dörtlükten oluşan  “Atatürk’e Konya Destanı”  yayınlanır.
Bu örnekte de görüldüğü gibi Gazi Mustafa Kemal, yurt içinde yapmış olduğu gezilerde, bire bir aileleri özellikle şehit ailelerini ziyaret ederek, onların acılarını paylaşır ve ziyaretiyle onurlandırarak mutlu etmeye çalışır.
Mustafa Kemal, 1923 yılına kadar, Anadolu Basını’ nı imkânlarını zorlayarak desteklemiş, yerel halkın sesinin duyulmasını kolaylaştırdığı gibi aydınlanmasını, doğru bilgilendirilmesini de ön ayak olmuştur. İletişime verdiği önem nedeniyle,  Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin yerleşip kökleşmesine, saltanatın kaldırılmasına, devrimlerin yerleşmesine, Türkiye’nin demokratik bir yaşama geçmesine, bu çabalar sonunda ulaşılabilen hedeflerdir. Atatürk, kendisini eleştiren basın organlarına hoşgörüyle yaklaşarak, bunların ülke çıkarları için etkili birer ses olmalarını sağlamaya çalışır.
Yalnızca yurt içinde değil, yurt dışındaki halklarla da daima iyi bir iletişim kurma yoluna gitmiştir.  Örneğin, Çanakkale’ de ölen Anzak askerleri için, annelerine hitaben söylediği veciz sözün emsalsiz bir iletişim mesajı olduğunu, öğrencilik yıllarından aramızdan ayrılışına kadar olan süreçte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iletişimi ne kadar önemseyip titizlikle kullanıp değerlendirdiğini bu kitapta bulmak mümkün.
Not: İlgilenen okuyucular aşağıdaki adreslerden kitap için talepte bulunabilirler:
 e-mail:simsek1945@yahoo.com
WhatsApp Hattı: 0 (532) 2530112


 

Bu yazı 462 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum