Onur Çimen

Onur Çimen


TEKEOĞULLARI, KARAMANOĞULLARI'NIN KKTC'SİDİR

01 Mart 2021 - 07:52



Bir süredir takip ettiğim kadarıyla Karamanoğulları Beyliği’nin bayrağı tartışmasının
yürütüldüğünü görüyorum. Bir tarafta araştırdığı alanlarda gördüğü işlemelere istinaden
Davud Yıldızının Karamanoğulları’nın sembolü olduğunu savunan, benim de Akdeniz
Kanatlarımın Arasında romanımı yazarken tarih danışmanlığımı yapmış değerli hocam
Şerafettin Güç Bey var. Diğer tarafta ise Bir papazın Anadolu’yu gezdiği kadarıyla alınan
notları yaptığı tercümeye binayen bu sembolün Tekeoğulları’na ait olduğunu iddia eden Ali
Yıldız Bey var. Ben iki tarafın da bilgisini ve birikimini sorgulayacak bir konumda değilim. Aynı zamanda iki tarafında aktardıklarını yargılamak ne haddimdir ne de onlar kadar bu konudatecrübe sahibiyimdir. Bu sebepten iki tarafından yazdıklarını okuyan biri olarak bu  meseleye sadece nacizane yeni bir açılım izninizle getirmek istiyorum.

Ali Yıldız Beyin aktardığı bilgiye göre Tekeoğulları’nın kurucusu Teke Bey bir
Karamanoğulları Beyi’dir .Bana göre bu sebeple Karamanoğulları’nın sembolünden
esinlenmiş olabilir. Onun dışında dönemin kozmopolit yapısından dolayı birçok bayrak ve
flama birbirine karışmıştır. Yani şöyle söyleyeyim. Benim oturduğum evin en üst katında bir
Uygur Türkü kardeşimiz yaşamakta ve balkonundan Uygur Devleti bayrağını
dalgalandırmaktadır. Şimdi dışardan gelen birisi bunu görse diyebilir mi burası Uygur Devleti diye. Ay-yıldızımız aynı fakat bizimkinin zemini kırmızı , onlarınki mavi. Doğal olarak bunu bilmeyen birisi gördüğü bayrağı bulunduğu yere ait olduğunu sanabilir. Onun dışında iki bayrağın da doğru olduğunu kabul edelim fakat Şerafettin Bey’in paylaştığı bayrak zemini  çizgisiz Davud Yıldızı, Ali Bey’in paylaştığı bayrak ise zemini çizgili Davud Yıldızı. Peki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bayrağında da Ay-yıldızımızın altında ve üste birer kırmızı çizgi yok mu? Hem de bizim ay-yıldızımız beyaz ve zeminimiz kırmızıyken , KKTC’nin ay-yıldızı kırmızı zeminleri beyaz değil mi?

Şimdi ise meseleye yeni bir tarihi bakış açısı getirelim ve yakın tarihimize bağlayalım.
Osmanlılar bütün Anadolu’ya hakim olana kadar Anadolu Türk Beylikleri’nden direkt olarak
deniz savaşı yapmak suretiyle ,bulunduğu konum ve denize açılabilmesi daha kolay
olmasından dolayı tek mücadele eden Tekeoğulları olmuştur (“Akdeniz Kanatlarımın
Arasında” adlı romanımda bu konuyu derinlemesine irdeledim.) fakat bu mücadeleyi

dönemin Karamanoğulları Beyi Alaaddin Ali Bey sayesinde yürütmüştür. Alaaddin Ali Bey ,
Karamanoğulları’nın her ne kadar Akdeniz’de kıyısı olmasına rağmen pek limana sahip
olmasa da özellikle Gazipaşa, Manavgat, Alanya, Anamur Beyleri aracılığıyla ciddi miktarda
gemi yaptırıp Tekeoğulları’na donanma desteği vermiştir. Tekeoğulları’nın Kıbrıs deniz zaferi
buna bağlıdır. Öyle ki Karamanoğulları’nın himayesinde olan Tekeoğulları artan Osmanlı
baskısına rağmen nankörlük etmemiş, Osmanlılarla mücadele etmiş ; dönemin Tekeoğulları
Beyi Karamanoğulları’na sığınmış, Osmanlı’ya biat etmemiş ya da diğer bir deyişle komşu
beylikleri gibi ne çeyiz olarak vermeyi ne de Osmanlılara satmayı tercih etmiştir.
Yakın tarihimizdeki Kıbrıs mücadelemize de göz attığımız vakit adeta tarihin tecelli
ettiği görülür. Bilirsiniz ki Rumlarla Türkler , Makaryos’un Kıbrıs devletinde ortak yaşarlarken
Enosis propagandasıyla Türk soydaşlarımız telef olmaya başlamıştı. Kıbrıs Türkleri ne
topraklarını bırakmayı tercih ettiler ne de Filistinliler’in İsrail’e sattığı gibi topraklarını
Rumlar’a sattılar. Kıbrıs Barış Harekatı olana kadar mücadele ettiler sonra Türkiye
Cumhuriyeti desteği sayesinde özgür yaşam alanlarına kavuştular. Yani dönemin Kıbrıs
Krallığı şimdinin Rumları dersek, Kıbrıs Krallığı’na haçlı birliği adına destek veren Papalık da Yunanistan; dönemin Tekeoğulları’na şimdinin KKTC Türkleri gibi dersek de Tekeoğulları’na Türk soydaşlarımızı korumak kurtarmak adına destek veren de Karamanoğulları da Türkiye Cumhuriyeti olmuştur.
Bu sebepten ben Tekeoğulları’nın , Karamanoğulları’nın KKTC’si olduğunu
düşünmekteyim. En azından şu an Teke Yöresi’nde yaşayan biri olarak öyle hissediyorum.

Bu yazı 545 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • rbahcevan
    1 ay önce
    Çok güzel bir bakış.Düsündürücü.Heleki Albayrağımızın yıldızı olan bağımsızlığımızın sembolünün kırmızı, beyaz veya mavi olması bağlı olduğumuz RUHUN birleştiriciliğidir. Emeğine sağlık.Sevgiyle
  • Mukadder Çimen
    1 ay önce
    Aynı konu üzerinde üç ayrı yazarımızın yaptığı araştırmalardan farklı görüşler olması düşündürücü. Dogru olanı yada inanılması gerekeni hangisi anlamakta zorlandım. Bu konu hakkında yeni bir bakış açısı gerektiği yönündedir düşüncem. Tüm yazarlarımız saygılarımla.