Mustafa Ertaş

Mustafa Ertaş


KARAMANOĞULLARININ SONU, SÜRGÜNLER VE KARACAOĞLAN

26 Nisan 2020 - 20:26


Anadolu Selçuklu Devleti’nin büyük hükümdarı Alâeddin Keykubad, Karaman
oğulları Beyliği’ni, Ermenek’te Kamış boğazı ile Balkusan yörelerine ( 1228 ) yılında
yerleştirmiştir . 1473 yılında Osmanlı Devleti Karamanoğullarına, Ermenek’teki Mennan
Kalesi’nde son verir. Osmanlılar, Taşeli ve Karamanoğulları diyarından halkı aileleri ile
birlikte önce bilim adamlarını, sanatkârları, ülemaları İstanbul’a sürgün etmiştir. Tüm
Taşeli halkından yakalayabildiklerini de, Türkiye’nin birçok vilayetlerine ve Suriye’de,
Hama-Humus- Rakka, Kıbrıs, Balkanlar, Doğu Karadeniz’e, kadar sürgünler devam etmiştir.
Bu sürgünler nedeniyle Karacaoğlan’ın şiirleri o ülkelere, de yayılınca, çok beğenilmiş,
benimsenmiş, bilinir olmuştur. Çünkü Karacaoğlan’ın şiirlerini her okuyan kendini O
şiirlerde bulmuştur. Böylece “KARACAOĞLAN BİZDENDİR” diye sahiplenmeye sebep
olmuştur. Yunus Emre’yi de bir çok yerin sahiplenmesi gibi.
Karacaoğlan halkımızın çok sevdiği, şiirlerinin tadına doyamadığı bir halk ve Hak
şairidir. Değerli yazar Ali YILDIZ, TAŞELİ’nin çocuğu “Karacaoğlan’ın gidemediği yerlere
şiirleri gitmiştir” der.
Karaca oğlan’ın doğum, ölüm tarihleri, kesin olarak bilinmemektedir. 1606 da
doğduğu, 1693 öldüğü, son araştırmalara göre de 16. Yüzyıl da yaşadığı yazıla gelmektedir.
Karaca oğlan’ın gidemediği ülkelere , sürgünler sebebiyle şiirleri ulaşan Türk Halk
Edebiyatının ölümsüz ozanına, Rumeli, Azerbaycan ve Türkmenistan’da sahip çıkmaktadır.
O bölgelerde de buralı diye kitaplar yazılmakta, şenlikler düzenlenmektedir. Bizler bu
sahiplenmelerden mutluluk duymaktayız. Çünkü Karacaoğlan’ın o güzel deyişleri, cana can
katan şiirleri Türk halkını ve insanları sevgide, mutlulukta, güzellikte birleştiriyor. Bu ne
güzel bir duygudur ki; Bu duygu, Türk dünyasının ortak kültüründen kaynaklanmaktadır.

TAŞELİ’NDEN SİLFKE’NİN DOĞUSUNA GÖÇLER:
Karamanoğullarının yaşadığı dönemlerde Silifke’den doğuya doğru yabancı ırkların
elindeydi. Çoğu zaman da o topraklar el değiştirip duruyordu. Ancak Karacaoğlan o yabancı
ırklar içinde uzun süre kalabilmesi düşünülemez. O topraklar kesin olarak Yavuz Sultan
Selim (1512-1520) yılında Osmanlılara geçmiştir. Orta Toroslardan, Taşeli’nden, Konya’dan
o yörelere (Adana, Bolkar Dağı, Aladağ yörelerine göçler başlamıştır. Keşrefli, Bahşiş¸
Bozdoğanlı Yörük Obaları o bölgelere göçlerle giderlerken Karacaoğlan’ın şiirlerini
götürmüşlerdir. “Taşeli’nden sonraki asırlarda da mühim göçler olmuştur. Bu konuda
Müfettiş Ali Rıza Yalgın (Yalman) “ Cenupta Türkmen oymakları kitabında şöyle der. Bu
göçler bilhassa komşu bölge Çukurova’ya yapılmıştır. Bozdoğan, Melemenci, Karahacılı,
Kürkçülü, Bahşişli, Keşşefli, gibi.
Konya da Müfettiş Ali Rıza Yalgın bir süre sonra Adana ya tayin olur. Bolkar
tarafları yörüklerini anlatırken de 20.07.1928 günü Keşşefli Oymağına vardım. Dudaklı
Mehmet Ağanın obasına girdim. Oba da Ermenek’in Barçın Yaylasından misafir gelmiş iki
Keşşefli yörüğü buldum. Bunlar Mehmet Ağanın akrabaları idi. Mehmet Ağanın dedesi de
1815 yılında buraya Ermenek’in Barçın Yaylasından göçüp gelmişlerdir. Keşşefli Aşireti kışın
Dört yol çevresinde bulunurlar. (2)
Ali Rıza Yalgın devamla. 21.07.1928 günü Bolkar dağında, Bahşişler arasına girdim.
Bahşişler 1773 yılında Ermenek kazasının Barçın Yaylası’ndan göçmüş ve buraları yayla
edinmişler. Bugün Aşiretin 110 çadırından başka Niğde, Armutlu, Aladağ’da ayrı obalarda
birçok Bahşiş bulunur. “ der. (3)Bahşiş Aşireti de kışın ADANA’nın kiralık yaylalarında kışlar.
“Biz Türk’üz ama toprağımız yok” diye sızlanırlar. Çadırları keçi kılından yapılmıştır.

Konya’da ilk Tedrisat Müfettişi Ali Rıza Yalgın şöyle der; “Ben Konya’da ilk Tedrisat
Müfettişi iken 11 kazalı Konya’da Muharrirlik yaptım. Görevim sebebiyle gittiğim Ermenek
kazasının Başdere, Sarıveliler, Barçın Yaylası, Ermenek köylerinde yaptığım tetkikat ve
tahkikatta Karacaoğlan şiirlerinin sazla çalındığını, sözle okunduğunu işittim. Türkiye’de ilk
defa bu şiirleri derleyerek Konya’da Türkiye’nin en büyük gazetesi “BABALIK GAZETESİ”nde
ilk olarak 22 Zilkade 1340, M. 18.07.1922’de Arap harfleriyle yayınlanmıştır. Bu şiirlerden
birkaç dörtlüğü sizlere sunuyoruz.
Barçın yaylasında üç güzel gördüm,
Birbirinden üstün şivga fidandır,
Aklım şaştı garip belim büküldü,
Kaşlar hilal gözler ahu cerandır.(7)

Bellerinde gördüm Lâhur şalını,
Yanakları gülden almış alını,
Al sıktırma kavuşturmuş belini,
Güzellere bildim bunlar sultandır.

Üç kumrudur su başında ötüşür,
Yol üstünde bana seyran yetişir.
Yatışır mı deli gönül yatışır,
Avcıyım ammonlar benden şahandır.
Karac’oğlan der ki bu yer neresi,
Altınoluk Pınarbaşı süresi,
İnce belde saçlarının turası,
Böyle selvi endam akla ziyandır.(7)

Güzelim geziyor gölde gölekte,
Altın küpe şan veriyor kulakta,
Cennet-i âlâda huri melekte,
Acep şu güzelin var mı bir eşi.

Sabahleyin su içerken kurnada,
Bir eşini gören yoktur dünyada,
Kayseri’de, Karaman’da, Konya’da.
Acep şu güzelin var mı bir eşi.

Sabahleyin kalkar Kur-an’ın okur,
Kakülün görür de bülbüller şakır,
Ne İstanbul koydum ne Diyarbekir.
Acep şu güzelin var mı bir eşi.

Karac’oğlan der ki düştüm bir derde,
Ciğer kebap oldu yandı gamlerde,
Güneşin doğduğu, battığı yerde,
Acep şu güzelin var mı bir eşi.

Sabahtan seherde suya giderken,
Üşüyor parmağı eli kızların,
İnce bel üstünde cevahir kemer,
Zıhgirden 1 geçiyor beli kızların.

Irakta yitirsem yakında bulsam,
Mevlâ izin verse koynuna girsem,
Al yanaklarından bal deyi emsem,
Dudağından akar balı kızların.

Sevgilimin gayet ince beli var,
Şekerden şerbetten şirin dili var,
Ak alnında deste deste gülü var,
Tütüyor başında gülü kızların.

Karac’Oğlan öldüğümü bilsinler,
Toplansınlar namazımı kılsınlar,
Mezarımı yol üstüne koysunlar
Geçerken uğrasın yolu kızların.(8)

Sayfa: S.N.E. s.148-149

Karacaoğlan, konar göçer yaşamdan, yerleşik hayata geçmiş bir Türkmen,
gerçek bir Türk’tür.

Methederler Karaman’ın İlini
Köprüsü yok geçemedim selini
Kervan yaylasını, Perçem belini
Lâle, sümbül, bürüsün de gidelim.(8)

Kalk gidelim Balkaman’dan (Balkusan )yukarı
Oturup durana devlet yar olmaz
Yiğidin bir başı gezginci gerek
Yiğit gezmeyince adam olamaz.(8)
Sarıveliler İlçesinde Karaman oğullarından kalan tarihi ULU CAMİ, Konya Vakıflar
Müdürlüğü tarafında 2013 yılı restora yapılırken 15 Ağustos’ta caminin iki metre
güneyinde ki hazirede Karacaoğlan’ın mezarı ve mezar taşı bulundu.
Bu konuda yeminli mütercim, bilir kişi, Muhammed DOĞAN şöyle der:
Karacaoğlan’a ait mezar taşı üzerindeki Arap alfabesi ile yazılan yazıları okudum. Türkçeye
çevirisi: “KARACAOĞLAN’IN RUHUNA FATİHA” yazmaktadır. İlgililerin bilgisine sunulur.

Muhammed Doğan . imza. 09. Eül 2019

1: Zihgir-yüzük- Osmanlılarda Okçulukta Yaygn, baş parmak ile germeyi gerektiren teknikte kullanılan, başparmağa takılan halka benzeri
apart
2-Altınoluk: Barçın yaylasında Altıntaş yöresindedir.
3- Kervan Yaylası, Perçem beli: Ermenek’e bağlı Kazancı kasabasının güneyinde, Anamur
yörüklerinin Barçın Yaylasına gittikleri göç yolu üzerindedir.
Balkaman (Balkusan) Ermenek’e bağlı Karaman oğulları’nın türbesinin bulunduğu köy.
4-Cenupta Türkmen Oymakları: 1ci cilt, s.218-den 223 kadar. Yazarı: Ali Rıza Yalgın(Yalman)
5-Cenupta Türkmen Oymakları: 1.cilt, s.210
6- Cenupta Türkmen Oymakları: 2-cilt s.389- Yazarı: Ali Rıza Yalgın
7-Karacaoğlan s. 201 Barçın Yaylası,Yazarı: Cahit Öztelli, Milliyet yayınları
8-Karacaoğlan: S.104- S.149 – S.320 Yazarı:Sadeddin Nüshet Ergun
DOĞRUDAN DOĞRUYA
MUSTAFA ERTAŞ
GAZETECİ ARAŞTIRMACI YAZAR

09.02.2020-KONYA

Bu yazı 972 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum