Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

SUSAKLI'DAN MISIRLI MEHMET AĞANIN OĞLU MUSTAFA'NIN İDAMI

28 Mart 2020 - 13:23


Kurtuluş Savaşında Ermenek’te Yaşananlar 1920
15. bölüm
Sene 1338 / 1920 tarihinde kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kamil Efendi namında şube memuru
gelmişti. Bu zat Arabistan’da bulunmuş Arap makamı üzere güzel Kuran-ı kerim tilavet eder
ve biraz Kur’an’ın manasına aşina olup cumalarda camilerde Kur’an okurdu.
Fakat işrete müptela imiş. Ekseri vaktini sarhoşlukla bulunup kendi tarikat-ı mevleviye
mensupmuş. Ve biraz da evhamlı olduğundan intizamsız bir adamdı. Asker sevkine birbirini
müteakip emirler verilmekte olduğu sırada bu şubede 65 kişiden oluşan destek süvari bölüğü
namıyla atı ve elbisesi neferlere ait süvari askeri teşkiline dair emir saldı.
Ermenek dışına, askere sevk olunmamak bahanesi ile birer hayvan alarak çoğu kişi bu birliğe
yazıldılar.
Mezkûr süvariler köylerden asker toplamak ve Karaman’a sevk kılınan askerleri
muhafazasıyla Karaman’a giderler vazife görürler 22 lira maaş dahi askeri sandığından alırlar.
Kaymakam İbrahim Fehmi Bey destek askerinden ve jandarma erlerinden 30 - 40 kadar süvari
piyade askerle Başdere Nahiyesine gitmişti. Aslan Mehmet’in arkadaşları arasından firarda
bulunanlardan 6 -7 ve Sarıveliler’de kalan eşkıyayı ve asker bakayalarını toplayıp 150 kişi
kadar bekaya kaçağı getirdi.
Asilere iştirak edenlerle cinayetle mahkum ve sanık olanlardan başkasını içtima eden
askerlerle askere sevk ettiler. 1316 / 1899 tevellütlülerin ilk muayene emri gelip icra edildi.
Kasım ayında Yunan askerleriyle (…) nam yerde Osmanlı kuvve-i milliye askeri giriştiği
savaşta Yunan ordusunun perişan olup firar ettiği ve bu muharebedeki kazanılan zafer
Avrupa’da itilaf devletlerinde epeyce etki bıraktığı telgraflarıyla gazetelerde yazdılar.
Şubat başlarında Londra’da barış konferansı olacağını ve Ankara hükümet-i milliyeden
murahhas istenildiği haberi geldi. Bu konferansa İstanbul hükümetinden sadrazam Tevfik
Paşa ve Osman Nizami Paşa ile Ankara hükümetinden Bekir Sami Bey başkanlığında ceman
8 kişi gittiklerini telgraf havadisinden öğrendik.
Londra’da toplanan kongre Osmanlı murahhaslarının isteklerini kabul etmeyeceklerinden
geriye döndüklerini telgrafla yazdılar.
Bu aralıkta Adana’nın Fransızlardan tahliye edileceğini ve edildiğini Rumi takvimle on beş
Martta telgrafla müjdelediler.
Birkaç gün sonra bu haberin doğru olmadığı anlaşıldı ve Adana ve havalisinin halen
Fransızların işgalinde bulunduğu ortaya çıktı.
İzmir’den Yunanın çıkmadığı gibi Bursa taraflarında da Yunanlıların Osmanlı İslam
askerleriyle çarpışmakta olduğu ajans haberlerine yansıdı.

Askerlik şubesi olmayan Anamur ve Mut kazalarına da birer şube memuru tayin edilerek her
şubede destek süvari bölüğü oluşturulup şubeler doğrudan doğruya Karamana asker
sevkiyatına devam etmekte.
Şu halde yeniden bir dünya harbi hazırlığı anlaşılıyor, külliyetli sevkiyat olmakta, İstanbul
yolu kapalı, deniz iskelelerine vapurlar şeker, kahve vesaire ticari mal çıkmakta ise de
rayiçleri eski fiyattan aşağı düşmüyor.
Evrak takdimi ile mecidiye elli lira, altın beş yüz, iskelelerde altın lira 520 – 30’a kadar imiş
ki hariçten gelen ticari mal bedeline lira alırlar imiş. Altının bazılarının fiyatı indirimli
olmakta ise de elbiselik yün kumaş, lamba camı, fincan gibi şeyler iskelelere çıkmadığından
bulunmuyor ve 15 - 20 paralık lamba camı 40 - 50 kuruşa, bir kuruşluk fincan 25 - 30 kuruşa
satılıyor. Kazamızda ticaret erbabı gidip mal getirmeğe cesaret edemediklerinden Ermenek’te
alışveriş durgun idi.
Sulh kongresinde murahhaslarımızın geri dönüş gününden sonra sevkiyat emri çıkarılıp şifreli
telgrafla destek süvari askerlerini istedikleri ve 29 Martta bir kısmı sevk edildi, kalan kısmı da
bir gün sonra sevk edildi.
Afyonkarahisar’ın doğusuna doğru yani Konya’ya doğru düşmanın ilerlediklerini ve devam
eden muharebede İslam askeri muvaffakiyet kazanıp 3000 kadar düşmandan esir alındığını ve
Afyonkarahisar’ı geçerek düşmanın çekilmekte olduğunu telgraflar resmi ve ajans haber
verince Ermenek’çe sevinç şenliği ve dualar edilmişti. Fakat aldı dedikleri esirlerin doğru
olmadığı da sonradan anlaşılmıştı.
Ermenek’ten sevk olunan destek süvarisinden 30 nefer firar etmiş avdetlerinde Beyşehir
civarında derdest edilmişler. Konya’ya nakil olunmuşlar, orada divan-ı örfide mahkemeleri
icra edilmiş yargılanma sonucunda kaçan erlerden Mısırlı Mehmet Ağanın oğlu Mustafa’ya
idam diğerlerine 4 ay hapis ve 80 değnek ceza verildiği haberi alındı.
O sırada ramazan bayramı idi merhum Mustafa’nın idam meselesi (Dipnot: Mısırlı Mehmet
Ağa Susaklı mahallesinden (…) Ahmet ustanın oğlu kendisi bir çok defa Mısır da
bulunduğundan Mısırlı adı verilmiş. Kendisi 75-80 yaşında, familyası keza, bir tane oğlu idi
evli olup iki tane yetimi bulunduğu cihetle herkes merhumun idam olunduğuna teessüf edip
acıdılar.)
Bütün kasaba ahalisine bir üzüntü ve keder bıraktı. Hükmün tebellüğünden sonra Ankara’ca
tasdik edilişiyle merhumu kurşuna dizmişler. Diğerlerini seksener değnek vurup cephelere
sevk eyledikleri anlaşıldı.
Evvelce memleketlerine izin verilen ihtiyat subaylarını da istediler, onlar da sevk olundular.
1316 / 1898 doğumlular muayene edilerek sevk edilmekte 1316 doğumlulara kadar silah
altına davet edilip sevk olunmakta ise de bir taraftan cephelerden kimisi silahları ve cephanesi
ile ve kimisi silahsız firar ediyorlar.

Köylerde asker kaçaklarını takip ve teslim olunanları sevk, olmayanların ebeveyn ve akraba
ve yakınları sıkıştırılıyor ve Ankara’ya divan-ı harbe sevk etmeğe zorlanıyorlar ise de yine
firarların önü alınamıyor, firar etmekten geri durmuyorlardı.
Askeri nakliye araçları için her şubeden hayvan talep olunuyordu. Ermenek’çe 35 - 40 kadar
hayvan satın alınarak hayvanların bedel paraları sonra verileceği gelen telgraf emirlerinden
anlaşıldığı cihetle hayvan sahiplerini mağdur olmaktan korumak üzere bedelinin yarısı yardım
olarak halktan toplanıp verilmesini memleketin eşrafı uygun görünce 4000 lira kadar bir
meblağ tevzi ve tedarik edilip hayvan bedellerinin yarıları bununla ödendi.
Diğer kaza şubelerince halktan elde edebilecekleri hayvanları jandarmalar vasıtasıyla
toplatılıp parasına bir senet ilmühaberi veriliyor.
Harman zamanı bulunduğu için harmanlardan düven süren beygir, kısrak tutulup nakliye işine
yarayanlarını alıyorlar her şubeye 100 – 150’ye kadar satın aldırdılar.
Ermenek’çe evvelce birkaç defa hayvan satın alması yapıldığı ve çoğu teberru edildiğinden
Ermenek hissesine 35 - 40 hayvan isabet etmişti.
(DEVAMI VAR)
Kaynak: Remzi ve Mehmet Tüzün’ün babaları Ermenekli Hüseyin Ağanın (Tüzün) tuttuğu
notlar.
Belgeler: Osmanlıca olarak Dr. Alaeddin Atalık’ın babası merhum Vacit Atalık
Sadeleştiren: ا ب ج ile ABC arasında köprü, Arşiv uzmanı – Gazeteci - Yazar: Mükremin
Kızılca

Bu yazı 771 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum