Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

ERMENEKTE OKUL GİDERLERİNİ HALK KARŞILIYOR

19 Mayıs 2020 - 12:23


Kurtuluş Savaşında Ermenek
22. bölüm
Bir köy ve mahalleden evvelce 80 – 90 - 100 ve 120 bin kuruş para talep
ediliyordu. Sonra uğraşa uğraşa yarıya indirilmesine rağmen onu da
vermekte halk zorlanıyordu.
Milli Eğitim Komisyonu bazı mektepleri lağv etmek istemişler ise de
öğretmen efendilerle bazı ileri gelen kişiler mektebi lağv şöyle dursun
daha fazlalaştırmaya çalışıyorlardı.
Halk ağır vergiler için vilayete ve Ankara Büyük Millet Meclisine telgrafla
ve arzuhal ile müracaat ediyor ise de hiç cevap gelmedi. Üstelik
tahsildarlara sıkı sıkı emir verilip tahsilata hız verdiler.
Halk mecburen istediklerini veriyorlardı yalnız Ermenek kazası değil diğer
civar kazalarda da aynı şekilde mecburi vergiler vardı. Evvelce bizim kaza
encümeni her mahalle ve köye mektep isteyince açılmış idi.
Sonra okul giderleri ve öğretmenlerin maaşını ahalinin vermesi evvelce
Millet Meclisince karara alınarak kanun şeklini almış ancak resmiyete
konmamıştı. Sonra Ankara Büyük Millet Meclisince resmiyete konmuştu.
Çok mahallerden itiraz vuku bulmuş, meclisin bazı milletvekillerinden bu
verginin kaldırılması taraftarı bulunmuş ise de ekseriyeti bulmamıştı.
Kasabadaki okulların masrafını Ermenek halkı, köylerde bulunan okulların
masrafını da bulunduğu köy halkının vermesi kanun gereği idi. Bundan
dolayı Ermenek’çe daha önce açılan köylerdeki ve mahallelerdeki okulların
çoğu kapatıldı.
Kasabada Reşadiye mektebi ile yukarı hamam yanındaki mektep bir de kız
mektebi masrafı 3000 lirayı geçen bir meblağ tutup bu meblağı
mahallelerdeki halka tevzi ettiler.
Bazı büyük köylerdeki mektepler de baki kalıp köy halkı masrafını
aralarında tevzi ederek giderdiler.
1297 tevellütlüden (1882) 1316 / 1901 tevellütlülere kadar halkın bir
kısmı silah altında idi.
Burada bulunan halk nakil araçları ile hayvan bedeli v eski ve yeni mecburi
vergi parası eklenmesi, bu sene ki kuraklık ve birkaç senelerdir her
eşyadaki pahalılık halkın çoğunu mağdur ve perişan bıraktı.

Mektep öğretmenleri mecburi vergilerin parasını tahsil ediyorlardı.
Koyun ve diğer hayvanların fiyatı kışta ve baharda düşük iken koyunlar
vergilerin tahsili ile 150 kuruşa çebiç, 400’e kadar öveç 500’e kadar kart
davarlar alınıp satılıyor.
Koyun vergisi 35 kuruş idi, tüccar ve kasap yok, zira bir sene önce kasap
tacirlerin topladıkları sürülerden %40’ına hükümet el koyup bedeline bir
senet verilmişti. Bundan dolayı kasap tacirler davar ve koyun toplamaya
cesaret edemediler.
Bazı tacir ve tüccar düşük fiyatla topladılar, bahardan sonra fiyat yükselip
hükümet yine ey koydu. Beş liraya çebiç, 8 - 9 liraya kart öveç satıldı.
Ordunun ihtiyacı için hükümet Konya’da, Karamanda tacirler ile anlaşarak
onlar aracılığıyla askerce ihtiyaç duyulan mallar temin edilmiştir.
Bu nedenle canlı mal ve yan ürünlerinin fiyatları artış göstermiştir. Yağ
100 kuruştan 110 kuruşa, etin okkası 25 kuruştan 30 kuruşa çıktı.
Bahardan havanın kuraklığı ve yaz ve kışta ters rüzgârın devam etmesi
üzerine arı bal yapamayıp kovanlar boş kaldığı gibi çok kovanların telef
olduğu cihetle bal hiç yoktu.
Sonradan güz mevsimine doğru Anamur yaylasının bazı yerlerinde
sonradan biraz bal olmuş. Bazı dağcı çerçileri, bazı tüccarlar getirip balı
atmış kuruşa sattılar.
Şekerin okkası önce 55 - 60 kuruş olduğu sırada savaş çıkması üzerine
hariçten iskelelere vapur ve gemi gelmeyeceğinden dolayı 80 kuruşa
yükseldi. Kahve 140 kuruşa çıktı buna nazaran her malın biraz fiyatı
yükseldi.
Aşiretlerin tuza giden develerine hükümetin el koymasından ve kirasıyla
askeri nakliyeye tahsis edilmesinden tuz gelemeyince evvelce on bir, on iki
kuruşa kadar satılıyor idiyse de sonradan 14 -15 kuruşa çıkardılar.
İki senedir mecidiye altın lira 550 - 600’e ve bazen 625’e kadar iskelelerde
tedavül ediyordu.
Bir sene önce milli hükümet Rusya hükümetinden altın lira ödünç aldığı
ajans ve resmi haberlerle duyuldu.
Bu arada Rus altınlarından bir cinsi 750, bir cinsi 1100 küsur kuruşla
tedavül edildi.

Gerek nakit para ve gerek altın gümüş paralar çoğalması üzerine midir?
Yoksa ihtiyaçların çoğalması mıdır? Yahut malların İzmit’ten gelmesinden
midir? Her eşya ve ticari malların fiyatı gittikçe artmakta idi.
Kaynak: Remzi ve Mehmet Tüzün’ün babaları Ermenekli Hüseyin Ağanın
tuttuğu notlar.
Belgeler: Osmanlıca olarak Dr. Alaeddin Atalık’ın babası merhum Vacit
Atalık
Sadeleştiren: ا ب ج ile ABC arasında köprü, Arşiv uzmanı – Gazeteci -
Yazar: Mükremin Kızılca

Bu yazı 517 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum