Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

ERMENEKLİ HÜSEYİN AĞA KİMDİR?

11 Haziran 2021 - 11:37 - Güncelleme: 12 Haziran 2021 - 09:06



Hüseyin Ağa asıl adı: Hüseyin Sami olup 1863 yılında Ermenek Değirmenlik Mahallesinde doğdu. 1935 yılında aynı mahallede vefat etti.
Hüseyin Sami Bey Ermenekli Abdülbaki sülalesinden olup dedesi Hacı Ali Efendi, babası Hacı Ahmet Efendi, annesi Hatice Hanımdır.
Hüseyin Ağa merhum notlarında: “babam Ahmet Efendi, babası Hacı Ali Efendi sayesinde zengin bir hayat sürmüştür. Mahalle mektebinde okumuş ve ancak kendisi okuyacak kadar bir yazma bilmekteydi. Dedemin vefatından sonra geniş arazilerin idare etmenin yanında aşar toplama görevinde de bulunuyordu.”
Ayrıca merhum notlarında: “Rivayetleri, olanları, hatırımda kalanları memleketimiz Ermenek için bir tarihçe olmak üzere derç ettim” demektedir.
Abdülbaki sülalesi çok geniş bir sülaledir.
“1830 Ermenek Merkez Nüfus Kayıtları” adlı eserimizde 17 tane Abdülbaki adında kişi vardır. Merhum Hüseyin Ağanın dedesi Ali Efendinin babası olan Abdülbaki Efendi burada  Değirmenlik Mahallesi nüfusunda “Ulu Cami mütevelli heyeti başkanı Hacı Ahmet Efendinin 20 yaşında oğlu” olarak yer almaktadır.
Hüseyin Ağanın babası Ahmet Efendi bir aile reisi olarak “1845 Ermenek ve Köyleri hane Mal varlıkları” adlı eserimizin Değirmenlik Mahallesinde ikamet eden 12. hanede şöyle geçmektedir:
“Hane 12
Hane sahibi: Hacı Ali Efendi oğlu Ahmet Efendi
Mesleği: çiftçi
1844 yılı vergisi: 80
1844 yılı öşür ürünleri ve diğer: buğday 6 kutu 12, çavdar 1/14, pamuk 2/10, arpa 1/10 = 46 kuruş
Ekili tarlası: 10 dönüm 1844 ve 1845 getirisi 660 kuruş
Pamuk 1 evlek 1844 ve 1845 getirisi 180 kuruş
Sağmal koyun 15: 1844 ve 1845 getirisi 60 kuruş
Değirmen hissesi: 1844 ve 1845 getirisi 300 kuruş
Dükkân kirası 1: 1844 ve 1845 getirisi 56 kuruş
Canlı malı: kısır inek 1, beygir 1
Tamamından tahminen kazancı: 668 kuruş”
 
Hüseyin Ağa 1863 senesinde Ermenek’te doğdu, 1877 yılında Rüştiye mektebinden mezun oldu. Gençliğinde ailesinin Ermenek ve köylerindeki arazilerinde tarımsal çalışmalarda bulunmuştur. 1888 yılında Anamur beyi olan Ali beyin oğlu Abdülkerim beyin kızı Abide hanımla evlendi, küçük yaşlarda çocukları vefat etmiş hayatta kalan tek evladı Ahmet Cavit Bey 1899 yılında doğmuştur.
Bu arada Ermenek ve Anamur’daki topraklarında hem ziraat hem de kereste işiyle uğraşmıştır.
Eşi Abide Hanım 1902 yılında vefat etti.
1908 yılında Ermenek mahkeme üyeliğine tayin edilmiş, iki sene bu görevde kalmıştır. 1911 yılında Hacı Sait Efendi kızı İsmet Hanımla evlenmiş evlatları Ali Remzi Tüzün 1914, Hayriye Tüzün 1917 ve Mehmet Emin Tüzün 1920 yılında doğmuştur.
Bir Mart 1912 yılında Ermenek belediye başkanlığına tayin edilmiştir. 1914 senesinde birinci dünya savaşı çıkınca seferberlik ilan edilmiş silahaltına alınanların sevki görevi belediyeye verilmiş bu esnada çok sıkıntılı günler geçirdiğini günlüğünde yazmıştır.
Oğulları Ali Remzi Bey (eşi Nazire Tüzün)
Mehmet Emin Tüzün (eşi: Halime Tüzün) ailenin üç evladı vardır: İsmet Zeynep Cantaş, Hulusi Tüzün ve Gülgün Karahan
Kızı Hayriye Cankat, Mehmet Sait Cankat ile evlidir ve üç çocukları vardır: Şevki Ertuğrul Cankat, Sami Günol Cankat ve Sadi Gürol Cankat
Hüseyin Ağanın Anamurlu ilk eşi Abide hanımdan olan oğlu Ahmet Cavit Bey, Mustafa Bey kızı Fatma hanımla evlenmiş ve üç evlatları olmuştur:
Hüseyin Hüsnü Tüzün - Hacı Fatma Tüzün>Abidin Yalçın Tüzün ve Semra Tüzün
Ali Sami Tüzün - Zeynep Tüzün>Mustafa Güner Tüzün, Cavit Günel Tüzün, Cevdet Günal Tüzün
Mustafa Hayri Bey

Hüseyin Sami Bey 15 yaşından itibaren günlük yazmaya başlamıştır. Ölümüne kadar günlük yazmayı sürdürmüştür. Günlüklerinden bir bölümünü kendi aile geçmişini geleceğe bir not düşerek ”Silsilename” adıyla 1927 yılında yazdığı notlar oluşturur.
Ayrıca Karamanoğullarının tarihi hakkında da çeşitli kaynaklardan çok güzel notlar tutmuştur.
Notlarının en önemlisi ise 1920 yılı civarındaki Ermenek Baskını teşebbüsü hakkındaki bu eserde yer alan notlardır. Bu notlar esnasında o tarihlerde Ermenek’te vukua gelen her türlü afet, iklim ve gazete haberleri gibi konularda da önemli bilgiler bırakmıştır.
1932 senesi yazdığı bir şiirden bölüm:
Feleğin meşrebine hoş gelmiyor galiba ahvalim benim
Elbette Cernab-ı Hakka malumdur ahvalim benim
Onun için öğrettirtdi o diyara ikbalim benim
Dünyada görmezsem sabırla ahirette selamet beklerim.

Yetmişe doğru yaklaştı yaşım
Dert ve mihnetten hali olmayan başım
Nedense daima sık oluyor her işim
Ömrüm hitam bulmasına nöbet beklerim.

Kalmadı şu dünyada bağı bahçesi heveste
Köhneleşti kuvvet kalmadı can kafesimde
Ömrüm hitam olup da ahir nefesimde
İman selameti ile Cenab-ı Haktan rahmet beklerim.

(Notların kaynağı: Hüseyin Ağa merhumun torunu Sadi Gürol Cankat)





 

Bu yazı 523 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum