Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

Ermenek'ten İstanbul'a Gönderilen Kesikbaşlar!

22 Şubat 2021 - 12:50


1610’da Karaman - Ermenek’ten İstanbul'a Başları Gönderilen Eşkıya Kimlerdi?
Ermenek Kalesini Basıp Halkı Rencide eden Eşkıyanın Kellelerini İsteyen Padişah Kimdi?
Bu padişah Yöre Halkının Huzuru İçin Ermenek Kadısına Neler Söyledi?
Tarih boyunca hem en tenha bir sığınma yeri hem de mazlumlara zulüm yerlerinden biri olan
Kilikya’nın kayalık yerleri tarih boyuncaTaşlık Kilikya, Sengistan ve Taş İli adını almıştır.
Bu şekavet hareketlerinin en sonuncusu 1921 yılında Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanmıştır.
“100 Yıl Önce Ermenek ve Baskın Olayı” adlı basıma hazır eserimizde ele aldığımız bu
olaydan sonra bazı münferit vakaları hariç tutarsak tarihin en huzurlu dönemini yaşadığımızı
söyleyebilirim.
1921 yılına daha doğrusu Türkiye Cumhuriyeti kuruluşuna kadar her dönemde Taşeli
yöresinde eli silah tutan zalimler, biti kanlanan haydutlar halka akıl almaz zulümlerde
bulunmuşlardır.
Bu zulümler İslamlaşma öncesinde daha da kötüydü. Kayalarımızdaki köşe köşe insan eliyle
oyulmuş inlerin bazılarını mazlumlar zalimlerden korunmak için, bazılarını da eşkıya -
haydutlar mekân tutup halkın malına canına ve ırzına tasallut için kullanmışlardı.
Son bin yıllık Müslümanlık çağında da bölgemizde şekavet hareketleri hiç hız kesmemiş
gibidir. Önümüzdeki Osmanlı arşiv kayıtları her dönemde bunun feci belgeleriyle doludur. En
üzücü yanı ise zaman zaman idarecilerin de bunlara arka vermesidir.
Geçen günlerde “İçil Ermenek’ten İstanbul’a gönderilen Kesikbaşlar” özetiyle verilen belgeyi
almak istediğimde önüme 450 resim yani 900 sayfalık bir Mühimme Defteri çıktı. Mühimme
defteri bizzat padişahın fermanlarını ve el attığı olayları ihtiva eden defter demektir.
225 lira tutan bu defteri internetten satın almadan istenen belgeye ulaşmak imkânsız gibiydi.
Ben de sosyal Medyadan bir mesajla bu defteri alıveren olursa bir makale hazırlayacağımı
söylediğimde ilk saatte çok sevdiğim bir hemşerimiz “Hocam ben alıyorum” dedi. Ama ben o
kardeşimize yük olabilir kaygısıyla kabul etmedim ve teşekkür ettim. Az sonra değerli bir
hemşerimiz telefonla arayıp “Hocam İBAN ver ben parayı aktarıyorum, sen satın al ve bana
da defterin bir nüshasını gönder” dedi.
Kısaca başlıktaki konu böyle ortaya çıktı. Şimdi gelelim aranan, bulunan ve çevirerek bu
makaleye konu başlığı yaptığım belgeye:
Ermenek Kalesini Basıp Etkisiz Hale Getirilerek Payitahta Gönderilen Kelleler Kimlere Aitti?
“İçil kadısına hüküm ki;
Mektup gönderip bundan akdem (önce) emr-i şerifim varit olup İç ilinde vaki olan eşkıyanın
haklarından gelmeği ferman olunmakla Ermenek Kalesini eşkıya teslim ettikten sonra
eşkıyadan Anamur’da sakin Münir nam şakiye tabi olanlardan Ermenekli Hızır Bölükbaşı ve

Selendi’de (Gazipaşa) sakin Subaşı oğlu Mehmet ve Giriz Bölükbaşı nam şakilerin başları
südde-i saadetime irsal (gönderilmiştir) olunmuştur.
Deyü ilam eyledikleri telhis olunup yaya birle serir-i saadet-masirime arz olunmakla ilm-i
şerifim muhit olmuştur.
Berhurdar olasın İmdi min ba’d (bundan sonra) dahi ol etraf ve eknafta fitne ve fesat üzere
olan eşkıyanın izaleleri (temizlenmesi) ve reâyâ ve berâyâ (halkı ve tebaayı) eyyam-ı sadaret-
encamımda gezenden hali olmaları cihet-i saireden husus-ı mezbur ile mukayyet olasın deyü
hatt-ı hümayun-i saadet-makrunumla ferman-ı Alişan’ım sudur olmuştur:
Buyurdum ki:
Vusul buldukda (ferman ulaşınca) bu bapta sudur eden hatt-ı hümayun-i saadet-makrunum
mucibince (fermanım gereği) erkânı vecihle mukayyet olup dahi ol etraf ve eknafta (Taşili
yöresinde) fitne ve fesat üzere eşkıyaya mecal vermeden bi-hasebi’ş-şer’ (kanun icabı)
haklarından gelmekte ve reâyâ ve berâyânın istirahatlerini yatır ve oturur … getüresin inşallah
Teâlâ vücuda gelen hizmetiniz gereği gibi meksur (çok) olup enva-ı iltifat-ı aliye-i
mülükaneme mazhar olması mukarrerdir.”
Sonuçlar:
1. Sultan Ahmet zamanında Ermenek kazasını Anamurlu eşkıya başı Münir’e bağlı şakiler
basıyorlar.
Hükümet güçleri kaleyi eşkıyadan teslim alınca baskına öncülük ederek halka zulmeden şu
şakilerin kelleleri kesilerek İstanbul’a gönderiliyor:
1- Ermenekli Hızır Bölükbaşı
2- Gazipaşalı Subaşıoğlu Mehmet
3- Gazipaşalı Giriz Bölükbaşı
4- Eşkıya başı Anamurlu Münir.
Padişah Birinci Ahmet İçil kadısına yazdığı fermanda şöyle demektedir:
Bundan sonra bir daha halkı eza ve cefa eden eşkıyaya asla meydan verme! Taşeli civarındaki
bütün yerleşim yerlerindeki halkın huzur ve emniyetine mukayyet ol!
(Kaynak BOA A_{DVNSMHM_00078_00010)

Bu yazı 533 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum