Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

BAŞYAYLALI KERİM EFENDİ

03 Mart 2020 - 11:29

BAŞYAYLALI KERİM EFENDİ
1882 yılında Karaman - Ermenek - Davdas (Üzümlü) köyünde dünyaya geldi. Baba adı
Ali’dir. 1945 yılında Konya - Karatay - Hayıroğlu mahallesinde 63 yaşlarında vefat etti.
01 Ağustos 2018 tarihinde Konya’da ikamet eden torunu merhum Mehmet Canpolat hoca
efendiyi yanıma alarak Konya – Karatay Hayıroğlu mahallesindeki kabrini ziyarete gittik.
Kabri, mahalle mezarlığına girince ana caddede bulunan ikinci çeşmeden sağa dönüldükten
sonra sondaki iğde ağacının dibindedir. Mezar taşını damadı yaptırmış olup aynen şunlar
yazılıdır:
“Merhum Ali oğlu Abdülkerim Efendi Hoca Ruhuna Fatiha Doğumu: 1298 / 1882 Ölümü 02-
08-1945 Ermenek Üzümlü Köyü”
Şu anda sağ olan Ermenek – Davdas (Üzümlü) Derviş Kerim’i, Derviş Mehmed’i (merhum)
ve Derviş Ali’sinin (Cambolat) ana tarafından dedeleridir.
Manisa’da tahminen 1900 ila 1915 arası 15 yıl medrese tahsili gördükten sonra İslami
ilimlerde icazet aldı. Aynı medresede 15 yıl kadar müderrislik yaptı. Manisa’dan sonra
İstanbul’da iki yıl imamlık görevinde bulundu.
Daha sonra doğum yeri olan Davdas’ta ceviz ağacından düşmesi sonucu ömür boyu ayağa
kalkamaz duruma düştü ve bu halde 1945 yılında Konya Karatay Hayıroğlu köyünde
ölünceye kadar yaşadı.
Doğum yeri olan Ermenek’e bağlı Davdas köyünde evlendi, iki erkek beş kız olmak üzere
yedi çocuğu olduktan sonra aynı köyde camide vaazlar verir ve halkı hüngür hüngür ağlatırdı.
Bu sırada Davdas’ta iki vaiz olduğundan cumaları değişimli vaaz verirlerdi. Cuma vaazına
omuzda getirilir kürsüye yerleştirilirdi.
1944 yılına kadar Davdas’ta ikamet edip çağrıldıkça civar köylerde eşeğe bindirilip
götürülerek son derece etkili vaazlar verirdi.
Vaazlarında şu anda yaşanan teknolojik gelişmelere işaret eden ayet ve hadislerden örnekler
verirdi.
Bunlardan bazıları şunlardır:
Evin ortasında ateş yanacak ama hiçbir yere zarar vermeyecek. Her evde bir öküz olacak,
öküzün boynuzları çatıdan, damdan görünecek, öküzü herkes dinleyip seyredecek. Dünyanın
öte tarafındaki ses beri taraftan duyulacak.
Kerim Hoca “Kalbin Cilası ve Ruhun Gıdası” adında basılmamış bir de eser yazmıştı.
Ömrünün son yılına girdiği bir ramazan arifesinde Konya merkeze bağlı Hayıroğlu köyünden
bir medrese arkadaşı ramazan vaizliği için davet edince atını, azığını hazırlattı ve Konya -
Karatay ilçesi mahallesi Hayoroğlu’na gitmeye karar verdi.

Yakınları çok üzülmüştü, çocukları ve kızları “baba gitme” diye yalvardılarsa da kar etmedi.
Onu hiçbir şey bu kararından vaz geçiremedi. “Benim tenim Davdasta kalmayacak” deyip
Konya Karatay Hayıroğlu mahallesine yola çıktı.
Damadı onu 1944 yılı ortalarında atına bindirerek Konya Karatay’a bağlı Hayıroğlu köyüne
(mahalle) kadar götürdü. Burada ramazan boyu vaazlar verdi. Ramazan sonunda da çeşitli,
yerlerde vaazlar vermeye devam etti.
Merhum, 1945 yılı ramazanının ilk günlerinde aniden hastalandığında kendisinin
Hayıroğlu’na gömülmesini istedi ve buraya defnedildi.
Hayıroğlu mahallesi büyükşehir yasasına kadar belediyelik büyük bir köydü, sonra mahalle
oldu. Konya – Ereğli yolunda Sakyatan ve Yarma’yı geçtikten sonra sağda Çumra yolunda
Ovakavağı Mahallesiyle karşı karşıyadır.
Hayıroğlunda bir aile evini Kerim hocaya tahsis edip yakından ilgilendi. Ömrünün son
demlerini burada geçirdi ve 1945 yılı dokuzuncu ayı ramazan bayramından sonra eylül ayında
vefat etti.
Kabri şu anda Hayıroğlu Mahallesi kabristanında olup oğlu tarafından yukarıdaki yazının
yazılı olduğu mermerle yapılı haldedir.
Köylülerin çok sevdiği Kerim Efendinin mezarı yakınına bir de ev yaparak kabre bakanın
bedava oturmasını sağladıkları anlatılmaktadır.

Bu yazı 328defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum