Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

Mükremin Kızılca

ALLAH'IN ORDULARI VE KORONAVİRÜS

31 Mart 2020 - 11:29



Ordu Kur’an-ı kerimde cünd kelimesiyle ifade edilmektedir.
Cünd ordu, çoğulu cünud ordular demektir. Cünd tekil halde altı yerde, cünud çoğul halde
dokuz yerde geçmektedir.
Bu orduları anlatırken Cenan-ı Hak Hazretleri ikiye ayırmaktadır: görülen ordular ve
görülmeyen ordular.
Görülen ordular Allah rızası için yeryüzünde cihada çıkan Mümin askerlerdir. Bununla
beraber Allah’ın kontrolündeki tabiatta var olan bütün canlılar ve kuvvetler gerektiğinde
Allah’ın istediği kişinin emrine verebileceği ordulardır:
“Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun
önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.” (Neml 17)
Bu ayet-i kerimede Hz. Süleyman’ın emrine verilen Mümin cinlerden, insanlardan ve
kuşlardan bahsediliyor.
Kuşların nasıl güçlü bir ordu olduğunu Fil suresinde görüyoruz. Perslerin yönetimindeki
Yemen Hâkimi Ebrehe’nin dünyanın en muhteşem ordusuyla saldırdığı Allah’ın Mekke’deki
evini kuşların nasıl koruduğunu bu surede görüyoruz. Burada sadece mealen verelim ancak
detayını mutlaka okumamız gerekmektedir:
“Görmedin mi Rabbin ne yaptı fil sahiplerine!
Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı.
Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atıyorlardı.
Derken onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi”

Görülmeyen ordular da iki türlüdür: bizim görmediğimiz fakat onların bizi gördüğü latif
varlıklardır ki bunlar melekler ve mümin cinlerdir.
Görünmeyen ordular çok çeşitlidir: mikroplar, virüsler, fırtınalar, afetler ve Allah’ın emrine
amade tabiat kanunları hep birer ordudur. Bu orduları, sahibi istediği anda istediği tarafa
yönlendirmektedir.
Melek ordusunun hangi durumlarda İslam’ın tebliğini üstlenen peygamberinin ve müminlerin
imdadına yetişeceğini şu ayet açıklamaktadır:
“Eğer siz ona (Resûlullah'a) yardım etmezseniz ona Allah yardım etmiştir: Hani,
kâfirler onu, iki kişiden biri olarak çıkarmışlardı; hani onlar mağaradaydı; o,
arkadaşına. Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu. Bunun üzerine Allah ona
(sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve
kâfir olanların sözünü alçalttı. Allah'ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür,
hikmet sahibidir.” (Tevbe 40)

Hz Ebubekir ile beraber hicret yolundaki mağarada Allah cc görünmeyen ordularını
peygamberimize göstererek kalbini rahatlatmış, o da arkadaşının korkusunu bunlara işaret
ederek dindirmiştir.
Bu melek ordusunun Müminlere nasıl yardım ettikleri Bedir, Hendek ve Huneyn savaşından
bahseden ayetlerde beyan edilmektedir:
“Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular
üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular
göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.” (Ahzab 9)
Bu ayette Hendek savaşındaki büyük sıkıntının nasıl ilahi yardımla atlatıldığı anlatılmaktadır.
“Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani,
çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış,
yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisingeriye
dönüp kaçmıştınız. Sonra Allah, Resûlü ile mü’minler üzerine kendi katından güven
duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkâr edenlere
azap verdi. İşte bu, inkârcıların cezasıdır. (Tevbe 25 - 26)
Bizim görmediğimiz orduların bir de manevi olanları vardır ki o Allah’ın içimizdeki korkuyu,
tasayı ve endişeyi defeden sekinet ve emniyet duygusudur ki bunu da ancak Allah cc içimize
atabilir:
“Sonra Allah, Resûlü ile müminler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur
indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkâr edenlere azap verdi. İşte bu,
inkârcıların cezasıdır.” (Tevbe 26)
Ayetlerde Şeytanın (İblis) ordularından bahsederken de cünud kelimesi kullanılmakta ve
yardımcıları olan insan ve cin, taraftarları kast edilmektedir. (47/95)
Allah’ın cc ordularının nicelik ve niteliğini bizim bilmemiz imkânsızdır ancak Allah’ın
bildirdiği kadarını bilebiliriz:
“… Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.”
(Müddessir 31)
Bugün itibarıyla (27 Mart 2020) 200 dünya ülkesine Çin’den sıçrayan Koronavirüs Allah’ın
bir ordusu mudur?
Bir ay önce Çin’de ortaya çıktığında Uygur Müslüman kardeşlerimize yapılan zulüm neticesi
olduğu yazıldı, çizildi. Peki, şimdi ne diyeceğiz?
Şimdi diyecek tek kelime var, o da Allah’ın şu ayetleridir:
“Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu
yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.”
(Hadid 22)

“Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey
Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah
yeter.” (Nisa 79)
“Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu
affeder.” (Şura 9)
Burada ayetlerden anlaşılan net olarak şudur: Başımıza her gelen kötülük kendi
yaptıklarımızın sonucudur. Musibetin muhatabı ister Mümin olsun, ister kâfir, fark etmez.
Kendimize, ailemize, toplumumuza, ülkemize, tabiata ve İslam’a karşı yaptığımız hataları
burada saymaya başlarsak sonu gelmez.
Herkes yaptığı ferdi veya sosyal hataları bulup telafi etmek zorundadır.

Bu yazı 316defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum