Nure Sofi'nin Kabri Yenilendi

Karamanoğulları Beyliği'nin kurucusu Kerimüddin Karaman Bey'in babası Nureddin Bey, Nur Sofu ya da Nur Sufi diye de anılan Nure Sofi’nin yıkılmaya yüz tutmuş kabri, çevre düzenlemesi ile birlikte yenilendi.

Editör: İlhami Etci
21 Ekim 2021 - 07:36 - Güncelleme: 21 Ekim 2021 - 08:12
   Yaklaşık 25 yıl süren mücadele nihayet meyvesini verdi.
   Karamanoğlu Beyliği'nin ilk kurucu atası Nurettin Bey'in yıkılıp yok olmaya yüz tutan kabri yıllar süren ısrarlı uğraş sonunda restore edilerek tarihi ve kültürel bir değerimiz daha kurtarılmış oldu.




   Önceleri Mersin Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne her üç ayda bir verilen dilekçeler.
   Ardından Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün Adana’ya taşınması ile Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne verilen dilekçeler.
   Adana’dan sonuç alınamayınca sonrasında Vakıflar Genel Müdürlüğünün kapısına dayanılması.
   Bu da yetmeyip konunun ulusal basına taşınması. Ulusal basının gündeminden düşmesi ile yerel basında ve sanal ortamda konunun sürekli gündemde tutulması…
   Ve sonunda başta Araştırmacı Yazar Şerafettin Güç olmak üzere duyarlı bir avuç mücadele veren insan sayesinde, büyük bir tarihi kişiliğin anıt mezarı yok olup gitmekten kurtuldu.
   Şimdi Karamanoğulları Beyliği kurucu atası Sadettin oğlu Nurettin Bey karısı ile birlikte, Mersin İli Mut İlçesi Yalnızcabağ Mahallesi Değirmenlik Yaylası zirvesinde, kendi seçtiği mezarlıkta çevre düzeni ile birlikte restore edilmiş kabrinde yatmakta.




Nure Sofi Kimdir?

Karamanoğulları’nın tarihi Nûre Sofî ile başlar.
Nureddin Bey 1230-31 - 1255 (ö.1264) 
Karamanoğullarının Anadolu’ya göçleri sırasında Alparslan, Şirvan Han, İbrahim Han, Sadettin ve Nureddin Bey’ler yönetmişlerdir.
Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat 1218/19-1237 yıllarında Orta Asya’dan Anadolu’ya göçen Karaman Oymağını Ermenek yöresine yerleştirmiştir. 
Bu dönemde Karaman oymağının başında lider olarak Nûre Sofî bulunmaktadır. Kirmani’nin bildirdiğine göre Nûre Sofî Baba İlyas Horasani’ye intisabından dolayı Sofî lakabını almıştır. Bu nedenle Karaman Beyliğinin kurulmasında Babai tarikatının rolü büyük olmuş ve zamanla Babai tarikatı Karamanlıların hâkim olduğu saraya da yayılmıştır.
Nûre Sofî, Malya Ovası'nda yaşanan Babai ayaklanmasına katılmıştır. Türkmenlerin yenilgisinden sonra da, Baba İlyas'ın 7 yaşındaki oğlu Muhlis Paşayı alıp Balkusan yöresine kaçırıp büyütmüştür. Muhlis oğlu, Aşık Paşay-ı Veli, Garipname adlı Türkçe Mesnevisini yazıp yayınlamıştır.
Babai tarikatı şeyhlerinden Muhlis Baba, Nûre Sofî’nin büyük oğlu olan ve ölümünden sonra Karamanoğullarının başına geçen Kerimüddin Karaman Beyi, tarikatın şeyhlerinden biri yapmıştır. 
Nûre Sofî Ermenek havalisindeki soy, din ve sosyal yaşayış bakımından çok farklı ve karmaşık bir etnik yapıya sahip olan halkın birlik ve beraberliğini sağlamayı başarmıştır.
Nûre Sofî 1239 dan 1257 ye kadar birlik ve beraberliği sağladığı halkını yeni fetihlere de hazırlamıştır. Nureddin Bey ilk önce Kilikya Bölgesini (Mut, Silifke) zapt ederek beyliğini bu bölgede güçlendirmiştir. Bu nedenle Selçukluların zayıflamasından sonra bu bölgeye sahip olmak isteyen Mısır Memlukluları ve Moğollarla savaşmak zorunda kalmıştır.
Karaman aşiretinin beyi (reisi) “Karamanoğulları” devletinin kurucusudur. Karamanlılar’ın, Oğuzlar’ın Avşar Boyundan veya Salur Boyundan olduğu tartışmalıdır. Hangisinden olursa olsun illâ Oğuz Türklerindendir.
 
Nûre Sofî’nin asıl adı “Nureddin” dir. O zamanın saygın bir tarikatı olan “Babai” tarikatına girip Sufi olunca, Nureddin’in kısaltılmışı olan “Nur” ile “Sufî” sıfatı birleştirilip “Nur Sufi” veya “Nur Sofu” denmiş. Halk arasında “Nur Sofu” diye söylenir.
 
Sivas’ta İlyas adında bir Babai şeyhi ile tanışır ve mürid olur. Nurettin Bey, yedi yıl inziva hayatı yaşadıktan sonra “sofî” oldu. Şeyh İlyas’ın halifesi (vekili) olarak buralara tekrar geldi kuvvetlerinin başına geçti. 1256 yılında Silifke kalesini de aldıktan sonra artık yaşlanıp seferlere çıkmaya gücü yetmeyince bütün yetkilerini oğlu Kerimüddin Karaman Bey’e bırakıp kendisi Mut’un Yalnızcabağ köyü yakınındaki Değirmenlik yaylasına çekilip 1264 yılında ölünceye kadar orada oturdu. 
Öldükten sonra çok sevdiği bu yere defnedildi ve üzerine bir türbe yaptırıldı. 

Çocukları: Kerimüddin Karaman Bey,
Torunları: Karamanoğlu Mehmed Bey, Güneri Bey, Bedreddin Mahmud Bey
Torununun çocukları: Hacı Sûfi Burhâneddin Musa Bey, Alâeddin Halil Mirza Bey, I. Bedreddin İbrahim Bey, Sulayman Beg

 
Bu haber 2510 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Mümtaz Neslihan Gülsever
    1 ay önce
    Gayretlerinizi takdir ediyoruz. Bu yolda sizinle yürüyenlere sonsuz teşekküreler. Lokomotif olmak herkese nasip olmaz. Mut'tan saygı selamlar.
  • Şerafettin GÜÇ
    1 ay önce
    Emeği geçenlere, bu mücadele yılmayanlara sonsuz teşekkürler. Şerafettin GÜÇ