Karaman'da memurlar maaş bordrosu yaktı

Karaman'da memurlar maaş bordrosu yaktı
Editör: İlhami Etci
15 Ocak 2020 - 14:47



Türkiye Kamu-Sen’in Karaman şubesi, maaş zammının yeterli olmadığını belirterek basın açıklaması
ve bordro yakma eylemi yaptı. Atatürk Parkı’ndaki basın açıklamasına Kamu-Sen’e bağlı şubelerden
memurlar katıldı. Kamu-Sen il temsilcisi Nedim Ünal tarafından okunan açıklama şöyle;

‘’3 milyon kamu görevlisi ve 2 milyon emeklinin 2 yıl sürecek çileli geçim mücadelesi başlamıştır.
Kamu görevlileri bugün, ağustos ayındaki toplu satış sözleşmesinden beri ifade ettiğimiz acı gerçekle
yüz yüze kalmıştır. Buna göre memurlar ortalama 160 TL, emekliler ise 100 TL zamla 6 ay boyunca
idare etmek zorunda kalacaklardır. TÜİK’in resmi rakamlarına göre geçtiğimiz yıl gıda fiyatları ortalama
%10,9; mutfak tüpü %17,6, doğalgaz %22, elektrik %18,3 zamlanmışken maaşlara %4 zam yapmak,
adeta memur ve emeklilerle alay etmek demektir. Ekonomi iyi yolda, istikrar sürüyor, enflasyon
düşüyor masalı, çarşı pazardaki gerçek fiyatlarla kâbusa dönüşmüştür. Yetkililer hedef enflasyonu
bilinçli olarak düşük göstererek memurlarımızı düşük ücret artışına mahkûm ederken, milletimizi
zorunlu harcamalarında dahi enflasyon canavarına teslim etmektedir.

İktidar 2019’daki ilk enflasyon hedefine göre maaşlara toplam %9,2 zam yapmıştır. 2019 yılında
gerçekleşen resmi enflasyon ise %11,84 olmuştur. Buna göre memur maaşları enflasyonun gerisinden
gelmektedir. Kaldı ki, bu oran TÜİK’in enflasyon sepetindeki, çoğunu halkın tüketmediği 418 madde
895 çeşit ürünün ortalama artışını göstermektedir. Milletimizin tüketmek zorunda olduğu gıda, temizlik,
sağlık, ulaşım, haberleşme, ısınma, kira gibi ürünlerdeki fiyat artışları ise 2019’da gerçekleştiği ilan
edilen, resmi enflasyonun kat be kat üzerindedir. Eğitim, sağlık, ulaşım gibi harcamalar enflasyonun
üzerinde zamlanmıştır. Bir zamanlar fakirin yemeği olan kuru fasulye, pilav lüks gıda maddesi haline
gelmiştir. Kırmızı etin yalnızca adı kalmıştır. Sebze, meyve el yakmaktadır. İlaca %46, giyime %33,
gazeteye %28, dergiye %51 zam gelmiş memurun, emeklinin beli iyiden iyiye bükülmüştür. Ekmeğimiz
bile %13,5 zamlanmıştır. 

Buna rağmen memurlara 2020 yılı için %4+4, 2021 için ise %3+3 zam yapılması öngörülmüş, adeta
ekonomi ile maaş zamlarının ilişkisi tamamen kesilmiştir.   TÜİK’in bu rakamları aldığı yerleri doğrusu
merak ediyoruz. Eğer TÜİK’in rakamları gerçekse TÜİK bir market açsın, hepimiz oradan alışveriş
yapalım, bizim de enflasyonumuz TÜİK’in enflasyonu ile eşitlensin. Yeniden değerleme oranları
%22,58 olarak belirlenirken memur maaşlarına %4+4 zam yapmak hangi vicdanla, hangi adalet

anlayışıyla bağdaşır?  Gerçekler ortadayken çocuk parası, aile yardımı, doğum, ölüm yardımları, ek
ödemeler, ek dersler, fazla mesai ücretleri ve tazminatlara da ayrıca bir artış yapılmamıştır.  Duruma
bakıldığında bu yıl da maaşların eriyeceği, alım gücünün düşeceği açıktır. Toplu sözleşme tiyatrosuyla
memurlarımız, 2021 yılı sonuna kadar devreden çıkarılmıştır. Memurların ekonomik ateşin ortasına
atıldığı şu günlerde dahi malum konfederasyon memurların haklarını korumayı akıl edememekte,
başını kuma gömmektedir. Bugün memurlarımız maaşlarını aldılar ve acı gerçekle yüzleştiler. Biz,
Türkiye Kamu-Sen olarak sürekli gerçekleri dile getiriyor, maaş zamlarının yetersiz olduğunu, verilen
sözlerin tutulmadığını ifade ediyor, acil çözüm bekleyen sorunlar için bir memur paketi hazırlanmasını
istiyoruz.
 
Malum konfederasyon ise durumdan hoşnut olacak ki, eriyen maaşlara, unutulan 3600 ek gösterge
vaadine, yardımcı hizmetlilere, haksızlıkların kaynağı mülakata, sözleşmelilerin kadroya geçirilmesine,
gelir vergisi mağduriyetine, bayram ikramiyesine ve emekli maaşlarına dair tek bir kelime etmiyor.
Bugün, memurlar maaşlarını aldılar. Yani takke düştü, kel göründü. Türkiye Kamu-Sen dün de
meydanlardaydı; bugün de meydanlarda, Dün ne dediyse, bugün de aynısını söylüyor. Memurların
haklarının budanmasına seyirci kalan hatta pasif tutumuyla üstü örtülü şekilde destek olan malum
konfederasyon ve yetkililer, bugün neredeler? 
Bugün, hormonlu sendikalar, gerçekler karşısında saklanacak delik arıyorlar. 
Memur maaşına yapılan %4 zam ortalama maaşlara 160,6 lira zam demek. 
Bir yılda ailenin zorunlu harcamaları ortalama 730 lira, oransal olarak da %12,3 artmışken, %4 zamma
yani 160 liraya tek kelime edemeyenler memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?    

Sözleşmeliyi, hizmetlileri yok sayanlar, vekil ebe, hemşire, imam ve aile sağlığı elemanlarına üvey
evlat muamelesi yapıp kadroya geçirmeyenler, öğretmeni, akademisyeni, sağlık çalışanını, maliyeciyi,
adliye çalışanını unutanlar, Postacıya, ormancıya, belediye çalışanına, diyanet çalışanına kör
bakanlar, Emeklileri, ek gösterge sorunlarını, ek ödeme sorunlarını, fazla mesaileri, döner sermayeleri
bir kenara bırakıp, tek bir konuyu dahi müzakere etmeden 1 ayı heba edenler bugün memurun
karşısına ne yüzle çıkacaklar? Memurlardan aldıkları yetkiyi kötüye kullananlar, bugün memurun
karşısına ne yüzle çıkacaklar? 
Kış soğuğunun bastırdığı günlerde oduna, kömüre, doğalgaza gelen zamları bile karşılamayan maaş
artışına seyirci kalan bir eli yağda, bir eli balda tatlı su sendikacıları, soğuktan donan memurun
karşısına ne yüzle çıkacaklar?  Elbette, sendikacılığın yüz karaları bir deliğe gizlenecek ve Türkiye

Kamu-Sen’in mücadele etmesini bekleyecek. Gördük ki, memur ve emeklilerin bir 730 günü daha heba
olmuştur. Kamu çalışanları ve emekliler bu 2 yılı da bin bir güçlük içinde, biraz daha borç batağına
saplanarak, kredi kartına yüklenerek, yediğinden, içtiğinden keserek, çocuğunun harçlığından kısarak,
soğukta üşüyerek geçirmesinler. Geçtiğimiz yıl, bizleri %4+5’e mahkûm edenler, bu yıl da %4+4’e
mahkûm ediyorlar. Memurları, emeklileri enflasyonun altında ezdiniz; biliniz ki, memurlar bir darbeyi
daha kaldıramaz. Hak mücadelesi kutlu bir mücadeledir. 

Biz, yalnızca memurlarımız ve emeklilerimiz için değil, gelecek nesillerimiz, beşikteki bebeklerimiz,
genç kuşaklarımız için de mücadele yürütüyoruz. Türlü menfaatler için bu kutsal hedeften uzaklaşan
çakma sendikacılara, şu dizeleri hatırlatmak istiyorum: 

“Karacoğlan der ki her sözüm haktır.
Yiğit olmayanın yalanı çoktur.
Cehennem yerinde hiç ateş yoktur,
Herkes ateşini burdan götürür.”
 
Bu dizelerde olduğu gibi, milyonlarca memurun, emeklinin, masumun hakkının yenmesine göz
yumanlar da kendi ateşlerini, milyonlarca memurun bordrolarında göreceklerdir. Memurun
bordrosunun ateşi tüm vicdanları yakacaktır’’ Açıklamanın ardından alanda toplanan memurlar maaş
bordrolarını yaktılar.

Bu haber 1088 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • ABDULLAH ÇATOĞLU
    6 ay önce
    beğenmeyenler bi zahmet iş bıraksın. bu ülkede asgari ücretle çalışanları görmezden gelip bi çoğu yan gelip yatarak ve yılda bir gün olan işçi bayramında bile işçiler çalışırken izin kullanarak yine de aldığı maaşı beğenmeyenler bi zahmet iş bırakın. o işe girinceye kadar el ayak öpenler, torpille başkasının hakkına tecavüz edenler. hakkı olmadığı halde o koltuğu işgal edenler bi zahmet iş bırakın.