İSKİLİPLİ ATIF HOCA

1
İSKİLİPLİ ATIF HOCA

BUNLAR HOCA MI AJAN MI?
İSKİLİPLİ ÂTIF HOCA III

19 Şubat 1919 günü İstanbul’da Teâli-i İslam (İslam’ı Yüceltme) Cemiyeti
adıyla bir cemiyet kuruldu. Başkanı İskilipli Âtıf. Mustafa Sabri, Bediüzzaman
Said (Kürdi) gibi “hocalar” derneğin üyeleridir. (1)
Dernek, “İslam’a hizmet” amacıyla kurulduğunu açıklamıştır ama uğraşı
alanı padişah yanlısı siyasettir. O günlerde padişah ve hükümeti İngiliz yanlısı
olduğu için Teâli-i İslamcılar da İngiliz yanlısıdırlar, Milli Mücadele ve Atatürk
karşıtıdırlar. Şu alıntılar Teâli-i İslam’ın bir bildirisinden:
“… Bu defa da Anadolu’da Mustafa Kemal ve Kuvay-ı Milliye
maskaraları Yunan askerlerinin önünden namerdane bir surette kaçarken,
zavallı saf ve gafil ahali ve askerden cem ettikleri kuvvetleri düşmanla harbe
tutuşturarak,… Biçare millet! Bu yankesicilerin hilelerini, desiselerini hala
anlayamamıştır…Mustafa Kemal ve saire gibi beş on şakinin vücudunu
ortadan kaldırmak için icap eden küçük fedakârlığı göze aldıramayarak
memleketi ve kendilerini ebedi tehlikeden kurtarmak ve selamete çıkarmak
tarikini idrak edemedi ve hala edemiyor..
İngilizleri kızdırdınız, üzerimize Yunanlıları musallat ettiniz. Harpte
mağlup olduktan sonra uslu oturmak ve mağlubiyetin netayicine katlanarak
telafisini sabru sükun ve aklı tedbir dairesinde izale etmekten başka çare var
mıdır?.. Bu âsileri mümkün olduğu kadar az zaman zarfında tedip ve tenkil
(ortadan kaldırmak) cümlemiz için bir farizadır.. Allah’ını, peygamberini ve
padişahını seven bu tarafa gelsin.. Kuvayı milliye eşkıyası İstanbul’u da
elimizden çıkarmak için çalışıyorlar…”
Teâli-i İslamcılar Padişahçı oldukları için bu bildiriyi Yunan uçakları ile
halkımıza dağıttırdılar. Cemiyetin yöneticileri ve yandaşları: “Bildirinin imzasız
ve bilgileri dışında yazıldığını iddia ettiler ama iddiaları doğru değildir. Doğru
olsaydı; cemiyeti kapatırlar, milli mücadelemizin yanında olurlardı.
Dürrüzade Abdullah ve Teâli-i İslâm’ın kurucularından Şeyh ül İslam
Mustafa Sabri’nin Atatürk ve arkadaşları için hazırlayıp padişah’a imzalattıkları
“Ölüm Fetvası”nı da burada hatırlarsak, bu hoca takımının rezilliğini görürüz.
Günümüzün kimi üst düzey devlet yöneticisi, bürokratı, devlet memuru,
Diyanet İşleri Başkanı dünkü Yunan-İngiliz elemanlarını savunuyorlar, onların
mezarlarını ziyaret ediyorlar. Demek kucağımızda beslediğimiz çok yılan var.

Hocalık ve insanlık konusunda verdiğim kötü örnekler bizi umutsuz
kılmasın. Bizim aklı başında seçilmişlerimiz ve hocalarımız da var. Bakın nasıl:
Şapka kanunu tartışılırken Antalya mebûsu Rasih Bey, “Şapka giymekle
insan Hıristiyan olmaz. Peygamber bile Şam’daki Roma Valisi’nin kendisine
hediye olarak gönderdi ceketi giymiştir” der, (3) tartışmayı bitiriverir.
Konya’nın Hacıveyis Zade Mustafa Efendi adında (1887-1960) bir hocası
var. Herkesçe çok sevilen bu hoca iyi bir sağduyuya, sağlam bir din bilgisine
sahiptir. Şapka Kanunu çıktıktan bir süre sonra kendisine: “Hocam, şapka
hakkındaki görüşünüz nedir” diye sormuşlar. Şu cevabı vermiş:
“Geçin bunları. Şapka Müslüman olalı çok oldu.”

Âlim ve erdemli kişi böyle düşünür; bağnazlık yobazlık ve siyaset
insanları birbirine öldürtmez.

YUSUF DÜLGER

(1)Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler C. 2, s. 382. İletişim Yayını
İstanbul 1999.
(2) Tarık Zafer Tunaya, a.g.e. C. 2, s. 387-389.
(3) Ergün Aybars, İstiklal Mahkemeleri, s. 314.

1 Yorum

  1. İstiklal Mahkemeleri hk. en ayrıntılı belgeye dayalı eser üreten kişilerden biri Prof. Dr. Ergun Aybars'tır. Gerçekleri belgelre dayalı anlattığı ve karşısındaki din bezirganlarının yalanını yüzülerine vurduğu için pek TV kanallarına çıkarmazlar. Sait Mollalar, Şeyh Saitler, iskilipli Atıf hocaların günümüzde de şekil değiştirmkişlerini yaşadık. Yöneticilerimizin siyasi tarihimizin inceliklerini öğrenmesinde yarar var.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz